ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
 

HABER ARA


Gelişmiş Arama
 

EN ÇOK OKUNANLAR

HAYATİ GÜMÜŞ, KEŞAP'IN SESİ...

HAYATİ GÜMÜŞ, KEŞAP'IN SESİ...

Tarih 16 Ocak 2011, 19:19 Editör Site Admin

Keşaplı ses ve saz sanatçımız Hayati Gümüş, yıllardır Keşap ve çevresinde düğün, nişan, sünnet, etkinlik ve özel günlerde Keşaplıları coşturmaya devam ediyor.

Yıllardır Keşap ve çevresinde düğün, nişan, sünnet, etkinlik ve özel günlerde Keşaplıları coşturmaya devam eden sanatçımız Hayati Gümüş...
 
Birçok özelliğiyle de dikkati çeken sanatçımızı 7’den 70’e hepimizin tanımasına rağmen bir de kendi ağzından tanıyalım bakalım…

 

K. EKSPRES: Hayati bey, kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

 

H. GÜMÜŞ: 1962 doğumluyum, Keşap Dokuztepe Köyünde doğdum. İlkokulu Dokuztepe İlkokulunda bitirdikten sonra Keşap Demir Çelik kursunda iki yıl staj gördüm. Daha sonra gurbete çıktım. Dört yıl kadar gurbette çalıştım. Orda, müziğe çok hevesim olduğu için bağlama aldım. Orada müziği ilerletmeye çalıştım. Bir şeyler yaptım tabii ki … Daha sonra askerlik görevimi tamamlamak üzere, 81-83 yılları arasında askerliğimi bitirdim, geldikten sonra küçük bir işyeri açtım, demir doğramayla ilgili, halen de bugün devam ediyoruz aynı mesleğimiz üzerinde. Demir doğrama işi ve müzik hayatımı beraber yürütüyorum.

 

 

K. EKSPRES: Müzik hayatına ne zaman ve nasıl başladınız?

 

H. GÜMÜŞ: Müzik sanatına yine sene 84’te başladım. 84 yılında dükkanı açtıktan sonra küçük bir ses düzeniyle, sınek amfiyle beraber düğünlere gitmeye başladım. Tabi güzel bir bağlama aldım, düz bağlamayla beraber… O şekilde kendimizi geliştirmeye çalıştık. Düz bağlama merakıyla beraber bugün bir klavye, elektro bağlama ile bugün düğünlere gidiyoruz.

 

K. EKSPRES: Bağlama ve org çalıyor, hem çalıyor hem söylüyorsunuz. Bu konularda sanat eğitimi aldınız mı, usta sanatçılarla çalışmalarınız oldu mu?

 

H. GÜMÜŞ: Sanat eğitimini ilk defa 77-78 yıllarında, bağlama merakımdan, Rize’de hocamızdan (belki rahmetli olmuştur) aldım… O zamanlar Rize’de çay toplama makası imal eden fabrikada çalışıyordum. Orda, Mustafa isminde bir hocamız vardı. Ondan bir hafta 10 gün kadar bir eğitim aldım. Sonrasında kendi çabalarımla kendimi geliştirdim. İlk defa 84 yılında düğünlere gitmeye başladım. Daha sonra 95 yılında Musiki Cemiyetine katıldık Giresun’da… Orda, tabi Musiki Cemiyetinin düzenlemiş olduğu Sayın Gökçe Tüfekçi, rahmetli oldu nur içinde yatsın, Gökçe Tüfekçi ile beraber, Nida Tüfekçi’nin kardeşi biliyorsunuz, hatta Keşap’ta da görev yapmıştı bu arkadaşımız, siz de tanırsınız… Sonuçta Giresun’da Musiki Cemiyetinin hocasıydı. Konserler düzenliyorduk, onların bilgisi doğrultusunda… Orda da müzik eğitimi aldım. Almadım diyemem. Çünkü hakkı vardı üzerimizde bizim hocamızın…

 

Giresun’daki sanatçılarla ortak çalışmalarımız oldu. O zamanlarda birlik beraberlik vardı. Sene 85, 95… On yıllık bir birikimimiz var. Yine Sayın Gökçe Tüfekçi’nin eşliğinde, hatta Giresun Gençlik Merkezi adı altında, Güler Öztürk, kardeşi vardı Arzu Torunoğlu, tabi Güler evlendi soyismi Öztürk oldu, Arzu Torunoğlu da halk müziği sanatçısı idi, çok güzel sesi vardı. Mustafa Altın, Zekai Çömez, Atilla hoca… bunun gibi arkadaşlarımız… Onlarla bayağı bir beraberliğimiz oldu, birçok program yaptık Giresun’da… Giresun’da türkü gecelerine katıldık. Espiye, Tirebolu, Görele gibi ilçelerde gecelere katıldık. Güzel programlar yapıyorduk. Ve daha sonra hayat ayrımlarla dolu… gün geldi dağıldık.

 

 

K. EKSPRES: Keşap çevresinde oldukça tanınan bir sanatçısınız. Sanat hayatınız nasıl gidiyor, neler yapıyorsunuz?

 

H. GÜMÜŞ: Sayın hocam, sanat hayatım yine müzikle, yine düğünlerle dopdolu. Asıl işim demir doğramayla da… Nasıl biliyorsanız göründüğü gibi o şekilde devam ediyor. Haftalık, her hafta Cumartesi - Pazar olduğu kadarıyla, hafta içi de düğünlerimiz oluyor, düğünlere gidiyoruz, nişan, sünnet, davet, özel gün ve gecelere… Uzak veya yakın hiçbir yeri ayrım etmiyorum. Kendi çabamla kendimi övünmüyorum, yok bu fakir bu zengin herkesi aynı kefeye koyuyorum, elimden geldiği kadar…

 

Bunun dışında demir doğrama metal işime de devam ediyorum, hala da devam etmekteyim. Keşap’ta yaşamaktan ve çalışmaktan mutluyum, gurur duyuyorum, sanat ve iş yaşamımla...

 

 

K. EKSPRES: Sanatçılık yaşamınızla beraber yürüttüğünüz asıl mesleğiniz metal işi. İkisi bir arada zor olmuyor mu?

 

H. GÜMÜŞ: Evet hocam çok zor, inanın çok zor. Öyle zaman geliyor ki, şu iş yerini kapatıyorsun, eve gidip sadece elini yüzünü yıkıyorsun, banyo yapmadan ben düğüne gittiğim zamanlar çok oldu. Bunu samimiyetimle konuşuyorum. Evet, ikisi bir arada çok zor oluyor ama bunu yürütmek zorundayım, mecburum… Nedenlerim var tabi, bakmakla yükümlü olduğum, arkamda yardımcı olacağım insanlar var. Aile ve yakın akrabalarımdan… Benim bir kardeşim var, rahatsızlığı var tabi haliyle, bunun çoluk çocuğu var yardımcı oluyoruz, kayınpeder-kayınvalidem, onlara yardımcı oluyoruz, annem babam nur içinde yatsınlar öldüler… Bir oğlumun özrü var haliyle biliyorsunuz, onu evlendirdim iki tane torunumuz var. Bir tane öbüründen torunum var, Allah ömür versin onlara da… Ve sonuçta ben burada hayatımdan memnunum diyorum. Zor olmasına rağmen kader diyelim…  İnanın tüm bu şartlara rağmen mutluyum ve halimden memnunum…

 

 

K. EKSPRES: Keşap çevresinde çok tanınmanıza rağmen Keşap dışında fazla bir etkinliğiniz yok gibi. Bunu neye bağlıyorsunuz?

 

H. GÜMÜŞ: Evet hocam, güzel bir konuya değindiniz, benim 2001 yılında bir yurtdışı programım oldu, Almanya’ya gittik. Almanya’da Giresunlular Gecesine katıldım, Dortmund’da… Orada Giresunlular Gecesine katıldık, daha sonra Almanya ve Hollanda programları çıktı, zamanım oldu gidemedim, niye gidemedim… Burada bir düğün programım vardı, düğün almıştım, hocam hayatımda sahtekar olmadım, yalancı olmadım, burada düğünüm olduğu için, sözüm olduğu için Almanya, Hollanda programına katılamadım. Bir gidiş geliş, orda kalacaksın, iki tane düğün var arada, ikisine de söz vermiştim. Ve gidemedim. Olmuyor, bizim halkımız sen bana söz vermişsen geleceksin diyor. Ve bunun dışında asıl önemli sebeplerden biri de, dediğim gibi yine burada işlerimin olduğundan, bakmakla yükümlü olduğum ailem, çevrem olduğu için bu çevreden kopamadım.

 

Örneğin, arada arkadaşlarımız var, mesela Barış Karasakal, Akif Okumuş… Bunlar benim yanımda çalışan çocuklardı, hepsi dört dörtlük çocuklar… Bugün İstanbul’da çalışıyorlar. Ve onları da oraya teşvik eden bendim. Kendim gidemedim ama onları, önce Barış’ı gönderdim. Dedi ki abi sen tek başına ne yapacaksın… sen beni düşünme oğlum, başını al doğru İstanbul’a… Ve sonrasında Akif Okumuş… Onu aldım yanıma beraber, klavye çalıyordu o da... Abi sen tek başına ne yapacaksın diyerek o da beni bırakmak istemedi. Oğlum sen beni düşünme, git kendini öbür tarafa at… ben gidemiyorum… Ve onları gönderdim… Her zaman ararlar sorarlar, hatırımı sorarlar. Memnunum onlardan, Allah razı olsun, bir ihtiyacın var mı abi diye arayıp sorarlar. İstanbul’a düğüne gittiğim zamanda, düğün almışımdır, ikisi birden org’unu omuzlar gelirler düğüne, onlar çalar ben önde söylerim.  Gelin demiyorum, abi düğüne gelince bize söyleyeceksin, biz gelelim diyorlar… Bir de çok güzel programlar yapıyorlar. İkincisi, bunlar şimdi, Akif Okumuş Ali Gedik’e çalıyor… Barış Karasakal Ömer Can’a çaldı. Televizyonda bunlar program yapan insanlar, bu şekilde tanınıyorlar. Mesela teklif de geliyor çocuklara, ben çok gurur duyuyorum. Kendim nedenlerimden dolayı gidemedim onlarla gurur duyuyorum, çocuklarım gibi seviyorum ben onları. Gençken belki beni de birileri yönlendirseydi ben de gidebilirdim… 

 

     K. EKSPRES: Bu zamana kadar kaç albüm çıkardınız, isimleri neler, yakında yeni albüm var mı?

 

H. GÜMÜŞ: Hocam bu zamana kadar 4 albüm çıkardım. İlk albüm, Güzelim Sen Benimsin adlı albüm. İkinci albüm Oynasın Karadeniz, üçüncü albüm Süper Karadeniz, dördüncü albüm Fakir Babam-Şehit Yavrum albümünü çıkardım.

 

Yeni albüm çalışmalarım var ama albüm çıkarmak hocam çok zor şu anda. Her zaman zor da hele hele bundan sonra satışlar çok zor. İnternet olayı ortaya çıktıktan sonra haliyle albüm satışları durdu. Bunları vatandaş haliyle internetten tıklayarak indiriyor, izliyor. Bugün facebook denen bişey var, bütün parçalarımız orda var zaten… Albüm tabiî ki düşünürüm ama şu anda düşünmüyorum. Ama çalışmalarım da devam ediyor.

 

 

K. EKSPRES: İnternette, yanılmıyorsak iki klibiniz var. Bunları çoğaltmayı düşünüyor musunuz? Yeni klip çalışmalarınız var mı?

 

H. GÜMÜŞ: Sayın hocam klip olayına gelince, sponsor isteyen bir olay… Klibin bugünkü masrafı, televizyon için ister istemez 2 bin TL veriyorsun… Efendim 1,5-2 bin TL de bunun klip çekimi vs masrafları oluyor, yapımcı masrafları. Bir klibin masrafı şu anda bizim Karadeniz türü klibi olarak diyorum nerden baksan 5 bin TL civarında bir para gerekiyor. Bu da tabi sponsor olmadan olmuyor. Benim Şehit Yavrum klibimde Fikret Zıvalıoğlu ve annesi üstlenmişti tüm masrafları sponsor olarak… Tabi çocuklarının anısına yaptılar bunu. İkinci klibim Damarımın Kanısın adlı hareketli Giresun karşılaması idi ve bu parçayı ben, yine bazı arkadaşların ve Şükür Pide’nin desteği var. Teşekkür ediyorum onlara da, sağolsunlar. Tabi bunun dışındaki masrafların tümü bana ait.

 

Klip düşünüyor musun diye sorarsanız, klip düşünüyorum. Şimdi yeni bir klip yaptım, yapacağım, müziği yaptım. Yeni bir parçam var, söz müzik bana ait. Alt yapı her şeyi bitti, şu anda elimde her şeyi bitti sadece klip yapacağım. O da nasıl bir klip olacak. Efendim rahmetli anacığım, herkes annesini çok sever, sevmeyen yoktur. Ben ne bileyim çok seviyorum, ben anneme canımı verirdim. Ben onun anısına bir klip yapmayı düşünüyorum. Canım Annem adı… Bunun dışında kendimi kırk sene geri atıyorum. Çocukluğum, geçmişim, bugünkü ortama bakıyorum. Annem de bugünleri keşke görseydi diye hayalle beraber klibi bitiriyorum. Eski demode olmuş sobalar, pöşkü diye geçiyordu. Unlar, yayıklar vs… Rahmetli sırtında bizi bağlardı iple beraber, bahçede herk ederdi.  Bugünkü ortamda var mı bunu yapan. Bunların hepsini ben öne sürerek, canlandırarak bir klip düşünüyorum… mesela sabahtan yayığı güppek güppek yayardı annem. Yağı yayıktan tencereye aktardığı zaman ucundan yağı kaşığa koyardı. Oğlum kalk diye uyandırırdı. Aç karnına yağ verirdi ağzıma. Bunlar çok önemli, annelerin hakkı hiçbir zaman ödenmez. Bu görüntüler eşliğinde, böyle bir klip düşünüyorum. Tabi burada da genç bir anne olacak, ama bir de yaşlı bir anne olacak. Yani kırk sene önceki annenin durumuyla şimdiki annenin durumu değişik olacak. Köyde eski evimizde çevireceğiz klibi, eski evlerimizde. En son klibin bitimi ise… çocuk lüks masalarda, lüks yerlerde yemeğini, mamasını yerken ben de orda pancar çorbasının suyuyla beraber, annem doğramış ezmiş ekmeği beni yediriyor… eski görüntüyle yeni görüntüler eşliğinde yani… Sonuçta o şekilde bir klip düşünüyorum.

 

Şu anda, İsa Aydın var Giresun’da, sağolsun her gün arıyor, abi yapalım şu klibi diye… O da destek veriyor. Zamanım olduğunda hemen başlayacağım. Sponsor bulabilirsem bulurum, bulamazsam da kendi çabalarımla çıkaracağım, annem için… 

 

 

K. EKSPRES: Keşap’ta diğer müzisyenlerle de zaman zaman bir araya geliyor musunuz? Keşap'ta müzikle uğraşanlar kimler?

 

H. GÜMÜŞ: Müzik yapma anlamında bir araya gelemiyoruz, öyle bir ortam da yok zaten. Ama zaman zaman karşılaşıyoruz, konuşuyoruz. Bazen de iş nedeniyle veya ziyaret amacıyla işyerime uğrayanlarla sohbetimiz oluyor. Keşap’ta müzikle uğraşanlar olarak İsmail Sakallıoğlu, Hasan Küçük, Erol Özer, Yolağzı Muhtarı Nuri Akten, Erdal Hamurcu… aklıma gelenler…

 

K. EKSPRES: Keşap’ta müzik deyince ilk akla gelenlerdensiniz. İlçemizde sizin gibi müzisyenlerin ve ilçe dışından gelecek müzik dostlarının sohbet edebilecekleri Keşap Müzik Evi veya benzer bir isimle açılabilecek müzik evi konusunda öncülük etmeyi düşünür müsünüz? Bu sizce nasıl gerçekleşir?

 

H. GÜMÜŞ: Hocam, her zaman birlik ve beraberlik ilk etapta gelir, olması gereken de budur. Ben Keşap’ta bu birlik beraberliği göremiyorum ama görmek çok isterim. Bugün bir müzik evi adı altında bir yer açılabilir. Burası nasıl bir yer olur, dernek gibi, tabiî ki çay ocağı olur, bir getirisi olur, artı dışarıdan gelen misafirler müzik evi var mı burada dediği zaman gelir. Olması da gerekir. Bu nasıl olabilir, müzikle uğraşan arkadaşlarımız yok değil Keşap’ta, çok var, çevre köylerden, bir araya gelinir. Mesela haftanın bir günü toplanılır, sohbet edilir. Bir şeyler paylaşılır orda diye düşünüyorum. Daha iyi olur. Buna müzik hocalarımız önderlik yapabilir. Kaymakamlık, Belediye, Halk Eğitim de buna el atabilir, destekleyebilir diyorum, ne kadar doğrudur bilmiyorum. Biz yapılan şeyin arkasındayız, her zaman da destekleriz. Tek başına o olmaz…

 

Keşap’ta ben bir düğün salonu açmayı çok düşündüm. Yıllardan beri idealimdeki olaydı. Konser amaçlı, dışarıdaki arkadaşlarımız gelsin konser düzenleyelim, Keşap’ta bir şeyler olsun diye, fakat tek başına olacak şey değildi bu, bazı işadamları, dostlarımızla beraber olduk, efendim yürümez etmez, gitmez…  Bugün, Keşap Giresun’a bağımlı ve Giresun’u bakan da Keşap… Gidin bir Bulancak’a, gidin bir Dereli’ye bir Yağlıdere’ye Espiye’ye, bunlar çevresinden dışarı çıkmazlar. Bugün bizim Keşap’tan Karabulduk’tan aşağısı, Geçit’ten aşağısı Giresun’a gider düğüne. Salonları dolduran onlardır, parayı da kazanırlar. Bugün burada yapsak bu işleri, gitmesin niye gitsin… Mesela toplantılar oluyor, parti toplantıları vs şeyler oluyor. Adam bir yemek verecek ramazanda.. çok amaçlı.. aşçısını getirirsin bir yemek verirsin, her şey olabilir…

 

İşadamlarıyla görüştüm, onlar tabi pek sıcak bakmadılar. Biz de öyle bıraktık kaldı, bazı hazırlıkları bile yapmıştım, koltuk gibi, eşya gibi… olmadı…

 

 

K. EKSPRES: Müzik yaşamınız işyerinize, işlerinize de olumlu olarak yansıyor mu?

 

H. GÜMÜŞ: İşlerime olumlu yönde yansıyor tabiî ki. İki işi bir arada götürdüğümüzden, bir düğüne gittiğimiz zamanda, düğünde arkadaşlarımız dostlarımız demir doğrama yaptığımızı zaten biliyor, yüzde doksan dokuzu… veya bilmeyen var geliyor mekanımıza, bir çayımızı içiyor. Bir bakıyor burada çilingir işleri de yapılıyor, anahtar işi çilingir işi Keşap’ta bir tane, bunu da anahtar dükkanı açtığım 85 senesinden beri devam ettiriyorum. Demir doğrama dükkanını 84’te açtım, ayrıca çelik kapılar üzerine yazı yazıyoruz, bu da Keşap’ta bir ilk, demir doğrama üzerine kepenk, balkon kapı vs. demir doğrama deyince hepsi işin içinde yani…

 

K. EKSPRES: Hayati bey, röportaj için çok teşekkür eder iş ve müzik yaşamınızda başarılar dileriz.

 

H. GÜMÜŞ: Bana böyle bir fırsat verdiğiniz için ben de sizlere çok teşekkür ederim, sağolun.

Kesapekpres.com

Bu be 7711 defa okunmuştur.

   
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Keşap

Yol Betonlama ve Genişletme Çalışmaları Devam Ediyor

Yol Betonlama ve Genişletme Çalışmaları Devam Ediyor Keşap'ta Yol Betonlama ve Genişletme Çalışmalarımız Hız Kesmeden Devam Ediyor.

Keşap'a yeni belediye binası

Keşap'a yeni belediye binası Keşap Belediyesi Yeni Hizmet Binası ve Kültür Merkezi Projesinde Sona Yaklaşıldı...
 

Ev sahibinin hiç mi suçu yok?20 Nisan 2019

GALERİ

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

 

© Giresunlular 2000 Her hakkı saklıdır. ® giresun@giresunlular.com Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE6.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi