ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
 

HABER ARA


Gelişmiş Arama
 

EN ÇOK OKUNANLAR

Laikliğin Kaynağı İslamdır!

Ali Şükrü KARA

31 Ekim 2012, 12:05

Ali Şükrü KARA

Dünya üzerinde bir çok din hüküm sürmüştür. Bu dinlerin hepside insanlığı doğru yola, kurtuluşa sevk etmeye çalışmıştır. Dinler aynı zamanda sosyal hayatı düzenlemede de rol almıştır.

 

En son hak din olarak İslamiyet geldikten sonra, diğer dinlerin hükmü kalmıştır. İnsanların tanrısal inanışlarını bu dine göre yapmaları istenmiştir.

 

İslam dinine inananlara Müslüman adı veriliyor. Kelime’yi şehadet getirenlerde Müslüman olarak kabul ediliyor. Tabi ki kimin neye nasıl inandığını en iyi Allah bilir. Biz bu konuda hiç kimsenin inanışına yorum getiremeyiz. O Allah ile kul arasındadır.

 

Lakin, İslam dinide sosyal hayatı düzenleyen kural ve kaideler getirmiştir.

 

Yıllar önce daha kelime anlamı bile konulmayan ‘Laiklik’ anlayışını İslam dini sergilemiştir.

 

Sosyal hayatta insanların inanışlarına bakmaksızın, adaletle hükmetmek gerektiğini vurgulamıştır.

 

İslam dini hükümlerine göre yönetilen Osmanlı İmparatorluğu’nda;  o zamanın devlet kademesi ve kadıları, insanlar arasındaki hukukta, inanıştan önce insan haklarına bakmıştır.

 

Örneğin, Fatih Sultan Mehmet bir emirle Hristiyan Mimarın kolunu kestiriyor.  Hristiyan Mimar bu durum üzerine İstanbul Kadısı Hızır Bey’e giderek şikayet ediyor.

 

İstanbul Kadısı Hızır bey, Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han’ı mahkemeye çağırıyor. Ve Kadı Hızır Bey, Hristiyan Mimarın kolunu haksız yere kestirdiğine hükmederek, Fatih Sultan Mehmet’inde kolunun kesilmesine karar veriyor.

 

Kararı tevekkülle kabullenen Fatih ve mahkeme  karşısında etkilenen Hristiyan Mimar hakkından vazgeçtiğini söyleyerek diyet kabul ediyor.

 

Ayeti Kerime de şöyle buyuruyor: "Din için sizinle savaş etmeyen ve yurtlarınızdan sizleri çıkarmayan kimselere iyilik ve ihsan etmenizden, onlara adaletli davranmanızdan Allah (cc) sizleri menetmez. Şüphesiz Allah adil davrananları sever."

 

İnsanlar İnanç ve ibadetlerinde hürdürler. Diledikleri gibi ibadet edebilirler. Haç ve mabedlerine dokunulmaz. Peygamber (sa.) "Onları ibadetleriyle başbaşa bırakınız" buyuruyor.

 

İşte din ve inanç özgürlüğü, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ve farklı inanışdaki insanların haklarının korunması anlamlarına gelen  “Laiklik” kelimesi  özünde İslam dini tarafından yüzyıllardır zaten uygulanıyor.

 
Laikliği bir gruba yakıştırmanın ve siyasallaştırmanın, Atatürk çıkartmış diye toptan reddiyeci olmanın bir anlamı yok! Yalnız Laikliği farklı yorumlayıp, farklı uygulamalara gitmek doğru değildir. Olayın özünü yakalamak, önemli olan insanlar arası barış ve huzurun tesisinde, adaletin sağlanmasında hangi yolun doğru olduğunu bulmaktır.
 
Avrupa'da laiklik yok! Müslümanların neler yaşadığını zaman zaman izliyoruz. Avrupa'da laiklik benzeri bir uygulama olsaydı, Müslümanlar rahat eder miydi? Ederdi!
 
İşte bu noktada İslam dininin sosyal hayatı düzenlemede ne denli insancıl olduğu çok daha net ortaya çıkmaktadır.

Bu haber 1928 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
 

Suriye’de Neden Hiç Rus Askeri Ölmüyor?29 Şubat 2020

GALERİ

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

 

© Giresunlular 2000 Her hakkı saklıdır. ® giresun@giresunlular.com Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE6.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi