ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
 

HABER ARA


Gelişmiş Arama
 

EN ÇOK OKUNANLAR

Küçük Yüreğin Büyük Öyküsü

ELİF AK

24 Ocak 2013, 10:58

ELİF AK

Yalnızlık ne diye sorsam sana cevap verebilir misin? Ya yaşadığın şehre sığmamak? Kendinden ve aynalardan kaçmak nedir bilir misin? Ben hepsini çok iyi bilirim. Acılar çektiği şehirden kaçınca bütün ızdırapları dinecek zannediyor gönül. Ya da öyle olmasını diliyor.

 

Ama olmuyor...


     Yalnız kalacağını bile bile içine sığmadığı şehirden kaçtı gönül. Ücra bir köşede, rutubetli, aynalardan yoksun bir eve sığındı. Hep yazdıklarına sığındığı hayatı terk edip, yazmadıklarına sığındı.

 

Yine olmadı...

 

Bıraktı kalemi bir köşeye. Geldi baktı, gitti baktı... Cesaret edemedi elleri ile buluşturmaya. Biliyordu o kalemin ilk kime koşacağını. Geceleri çoğalırmış ya bütün dertler. Ben hep aydınlıklara sığındım. Sırf şahidi olduğum bir olaydan kaçmak için. Bütün lambaları yaktım sürekli. Ne zaman lambalar sönüp yatağa uzansam, keder de özlem de uzandı yatağıma. Ne zaman gözlerimi yumsam küçük ölüme dalmak için o kız çocuğu geldi aklıma. Küçük yüreğine sığdırdığı büyük acıları! Söylemek istediklerinin boğazında bir küçük düğüm oluşu! Düşmek için bekleyen, kirpiklerine asılmış yaşlar. Ve o tecrübesiz haliyle yaprak gibi titreyerek, büyük dertler taşıyan küçük damlacıklara kalkan oluşu...

 

İşte o geceler ıslandı gamzelerim halini düşününce. Sonra, son bir cümleyi zor kurarak arkasını dönüşü düşüyor hep aklıma. Sadece o, ben ve karşıdan gelen insanlar gördü o gece halini. Omuzları dikti yine. Her zaman olduğu gibi… Arkadan çok güçlü görünmesine rağmen, o ağlamaktan önünü bile görmeyecek durumdaydı. Arkasında kalan fark etmesin diye elini yüzüne bile götürmedi. Görenlerin meraklı bakışları umurunda olmadan kafası dik, buseleri sırılsıklam ilerlemeyi tercih etmişti o. Ne zaman köşeyi döndü, işte o zaman oturdu o soğuk banka. Hüzünlü yürüyüşün ardından gitti soğuk elleri yüzüne. Derin bir nefes aldı. Çünkü ilerde arkadaşı onu eve götürmek için bekliyordu. Yürüdü titreye titreye... Artık o cesur kız gitmiş, yerine yaz ayında sonbahar yaşayan biri gelmişti. Ne olduğunu soran arkadaşına; çok sevdiği bir arkadaşıyla buluştuğunu ve uzun bir süre görüşemeyecekleri için üzüldüğünü söyledi.

 

O kadar uzun bir süreydi ki. Tam bir ömürdü belki de...


     O kaldırımlarda başlayan ve bu küçük yalanla biten bir sırdı. Ve hep öyle oldu. Her düşündüğümde saatlerimi çalan, uykularımı kaçıran hikayesi bu, o küçük kızın. Şahit olmak bile benim uykularımı kaçırdı. Kim bilir o ne halde şimdi. Yaşadıklarını yazmak biraz olsun belki hafifletir benim de yükümü...

Bu haber 5509 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
 

Müftü Nikahı ve Ecevit…13 Ekim 2017

GALERİ

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

 

© Giresunlular 2000 Her hakkı saklıdır. ® giresun@giresunlular.com Site içeriği izinsiz kopyalanamaz. Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE6.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi